Dünya İnsan Hakları Günü Bize Neler Hatırlatmalı?

Emel N. Gedik tarafından tarihinde yayınlandı

2020 yılında bir sürü yangın gördük, deprem yaşadık, ekonomik krize hatta bir pandemiye bile şahit olduk. Bütün bu afetler yaşanırken biz; hayatta kalmaya, hayatta kalırken faturalarımızı ve borçlarımızı ödemeye çalıştık. Bizlerle birlikte evi olmayan, savaştan dolayı kaçtığı ülkede ayrımcılığa uğrayan mülteciler ve her gün ev içi şiddete maruz kalan kadınlar da hayatta kalmaya çalışıyor. Her anlamda zorlayıcı bir pandemi süreci geçiren insanlığın haklarının daha iyi korunabilmesi adına hatırlamamız ve uygulamamız gereken çok şey var. Sıkıntılara girmiş, eşitsizliğin iliklerine kadar yaşamış insanlar için COVID-19 sonrası daha sağlam ve daha eşit bir dünya inşa etmeliyiz.

Bu ağır ve zorlayıcı pandemi süreci sonrasında, insanlar daha sağlam ayağa kalkabilsin diye, devletlerin ve vatandaşlarının özellikle üstünde durması ve ortadan kaldırması gereken iki konu var : Ayrımcılık ve eşitsizlik. İlk olarak, dünyadaki her türlü ayrımcılığın bitirilmesi üzerine çalışılmalıdır. COVID-19 yüzünden; cinsiyet, sosyal ve ırk ayrımcılığı gibi her türlü ayrımcılığın had safhada olduğunu görmekteyiz. COVID-19 yüzünden; kadınları aile hayatına odaklanmaya zorlayan sosyal normların çok daha yüzeye çıktığını, özel ihtiyaçları olan bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmadığını, engelli bireylerin uzaktan eğitim ve çalışma fırsatlarına çok az dahil edildiğini gördük. Ayrıca, medyada sıklıkla kullanılan “Virüsü Çinliler yaratmış!” gibi söylemler yüzünden Çinlilerin ve diğer Doğu Asyalı bireylerin aşağılandığını hatta şiddete uğradığını da gördük. Elimizde, virüsün Çin’de yaratıldığını gösteren hiçbir kanıt olmamasına rağmen, medyanın abartıları yüzünden Asyalılara karşı hissedilen yabancı korkusu ve ayrımcılık gitgide artmaktadır (Abbany, 2020).

Pandemi öncesinde ayrımcılığa ve etiketlenmeye maruz kalan bireylerin, pandemi sonrasında da ayrımcı etiketlere maruz kaldıkları için ezildiklerini ve bu durumun görmezden gelindiğine şahit olmaktayız. Bu ayrımcılığa dur demek için; sosyal medyada projeler düzenlenmeli, gerekirse protestolar yapılmalıdır. Her türlü eşitsizliğe dur demeliyiz. Pandemi yüzünden, kapitalist ideolojiler üstüne inşa edilmiş sistemin fakir ve işçi sınıfını hiçe saydığına, onların rahatını düşünmediğine şahit olduk. Pandemi süreciyle beraber pek çok işçi çeşitli yönlerden zorlayıcı etkilere maruz kaldılar ve hala da kalmaktadırlar. Sağlık açısından güvenlikleri koruma altına alınmadı, ekonomik kriz olduğunu söylenerek maaşları ödenmedi ya da maaşlarından kesilerek ödendi.

Bir başka göz ardı edilen konu ise toplumun normları yüzünden cinsiyet eşitsizliğine uğrayıp önü kesilen kadınlar. COVID-19 sebebiyle evlerinden çıkamayan ve evlerinden çalışmak zorunda kalan kadınlar, ev içi sorumluluklarda görev dağılımı yapılmaması ve çevrelerinin uyguladığı baskılar nedeniyle kendilerini ev hayatı ile sınırlandırmak zorunda kaldılar. Yapılan bir araştırmaya göre, kadınların birincil yazar olarak ortaya çıkardıkları akademik ürün sayısının geçen senelere göre yüzde 19 oranında azaldığı ortaya çıktı (ANDERSEN, NIELSEN, SIMONE, LEWISS, & JAGSI, 2020). Bu demektir ki, evde yapılmayan görev dağılımı ve kadınların üstündeki “bakıcı” etiketi yüzünden, kadınların maruz kaldığı cinsiyet eşitsizliği çok daha arttı.

Peki, biz insan haklarını korumak; kendimize ve gelecek nesillere her türlü ayrımcılıktan temizlenmiş, eşit ve adil bir dünya bırakmak için ne yapabiliriz? Elbette, herkesi bu konuda bir olmaya davet ve teşvik edebiliriz! Bu konular, yalnızca ayrımcılığa ve eşitsizliğe uğramış insanlar için değil, herkes için önemlidir; çünkü ayrımcılığı ve eşitsizliği yok etmeye çalışırsak dünyadaki herkes için yeni fırsatlar yaratmış oluruz. Eğer fakir, işçi ve görmezden gelinen kesimler eşit haklara sahip olabilirse; durumlarından, sağlıklarından, ırklarından, dinlerinden, cinsiyetlerinden ve cinsiyet yönelimlerden dolayı işlerinden atılmaz; eşit maaş ve hak sahibi olabilirlerse sosyal refaha ulaşabiliriz. Özellikle pandemi süreci içerisinde yaşarken, işçilerin haklarını ve sağlıklarını koruma altına alırsak hem vatandaş hem ülke hem de özel sektör olarak bundan olumlu etkilenir ve bu süreci daha kolay atlatabiliriz.

İnsan haklarını koruma altına alıp her türlü ayrımcılığı ve eşitsizliği yok ederek sosyal refahı sağlamak için devletler ve vatandaşlar derhal harekete geçmelidir. Bunun için, devletler kalkınma modellerinde değişiklik yapmalı ve vatandaşlarına fırsatlar sunmalıdır. COVID-19’dan sonra daha sağlam bir dünya istiyorsak; her devlet, derhal sürdürülebilir kalkınma modelini uygulamalıdır. Her türlü eşitsizliği ve ayrımcılığı yok ederek herkese fırsat sağlamayı amaç edinen bir kalkınma modeli, sosyal refahı sağlayabilir; bu da sürdürülebilir kalkınma modelidir.

Eşitsizliği ve ayrımcılığı bitirmek adına, pandemi sürecinde, evlerimizden de protestolar yapabiliriz. Bunlar; sosyal medyada başlatılan imza projeleri, sosyal destek ve çağrı projeleri, etiket paylaşımları olabilir. Çağımızın yaşadığı en kötü felaketlerden biri olan COVID-19 pandemisini ayrımcılık ve eşitsizlik için daha çok ortam yaratarak çok daha kötü hale getirmeyelim. Bu dünyadaki herkes değerli. Dünyanın daha iyi bir yer olması için çok çalışmak gerekiyor. Tüm devletler ve özel sektörler, çalışanlarının haklarını korumanın önemli bir şey olduğunun farkına varmalı; çünkü Cengiz Han’ın dediği gibi: “Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır!”

KAYNAKÇA

Deutsche Welle (DW)

e-Life

United Nations

Abbany, Z. (2020, Şubat 4). Corona-phobia: Like SARS, coronavirus fear feeds racism. Deutsche Welle (DW): https://www.dw.com/en/corona-phobia-like-sars-coronavirus-fear-feeds-racism/a-52252908 adresinden alındı

ANDERSEN, J. P., NIELSEN, M. W., SIMONE, N. L., LEWISS, R. E., & JAGSI, R. (2020, Temmuz 9). Meta-Research: COVID-19 medical papers have fewer women first authors than expected. e-life: https://elifesciences.org/articles/58807 adresinden alındı

Human Rights Day. (2020). United Nations: https://www.un.org/en/observances/human-rights-day adresinden alındı

Kategoriler: Çeviri

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

#insanhakları #humanrights #10aralık #10december